Başlığı diktim diye atıyorum ama , dikmeye çalıştım demeliyim. Hâlâ istediğim muntazamlıkta dikiş dikemiyorum. Fakat ilk başladığım zamana göre epey gelişme kaydettim.
Makinemin her başına oturuşumda oğlum, ıslak bir kedi gibi gözlerine hüzün yükleyerek yanıma gelip, "Hep ablamla kendine dikiyorsun, ben senin çocuğun değil miyim?" diye boynunu büktükçe içimde bir şeyler ezilirdi. Seneler önce bir defa babam için dikiş dikmiştim. Başka da hiç erkek kıyafeti dikmediğim için cesaret edemiyordum. İçim ezildikçe dergileri, eski yeni ayırmadan önüme çekip, oğlumun yaşına göre bir erkek gömleği arıyor, bulamayınca da iyice cesaretimi kaybediyordum. Sonunda aklımı kenara koyup, bütün zerrelerimde hissettiğim suçluluk duygusunu dindirmek için harekete geçtim. Ne olursa olsun deyip oğlumun gömleğinden kalıp çıkarmaya karar verdim.

