19 Ekim 2015 Pazartesi

Ev Halleri ( Gardrobum ve Marie Kondo)

İyi akşamlar. Ben hâlâ azimle ev işi yapıyorum hafta sonları. Yüklüklerin temizliğinden sonra bir hafta boyunca akşamları da ne yapacağımı bilemediğim bir sürü şeyi ( yine) bir yerlere tıkıştırmak zorunda kaldım. Ama geçen hafta aldığım kitabı okudukça yanlış yolda olduğumu da anladım. Zaten bu işin tekniği açısından yeterli bilgim olmadığını bilmekteydim.Ama günümüz anlayışından da bu kadar uzak olduğumu bilmiyordum.

Kitabın önsözü yaşadığımız yerin hayatımızı sonsuza dek değiştirecek şekilde nasıl düzene koyacağımız gibi bir iddia ile başlıyor. Hemen anlıyorsunuz ki ev de canlı bir varlık gibi bize tepki veriyormuş. Ve bir daha dağılmayacağına garanti veriyor. Her ne kadar önerdiği metodu değiştirilmemesi gerektiğini söylese de genlerimize kayıtlı bir depolama alışkanlığı ile metodu tam uygulayamadığımı söylemeliyim.

Kitaba uyarak ilk önce kendi gardrobumdan düzenlemeye başladım. Ama önce size internetten bulduğum ve ilk adımda düzenlenmesi gereken şeylerin listesini göstermeliyim.


Gardrobumda ne var ne yok öncelikle dışarıya çıkardım. Yapılması gereken ilk şey her eşyayı elimize alarak tek bir soruyu sormak. "Bu eşya bana haz veriyor mu?" Ama bu sorunun cevabını duymak o kadar zor ki. Haz vermese de en rahat giydiğim tişörtü, beğenmesem de en sık giydiğim eteği nasıl atabilirim. Doğrusu atma işinde fazla başarılı olamadım.














Ne kadar sisteme tam uyamamış olsam da tekniği uyguladım. Her kıyafeti tek tek elimden geçirdim bir kısmını yanımdaki çöp poşetine koysam da bazen de geri dönüp aldım.















Neyse içi bomboş olan gardrobumu da iyice temizleyip kurumasını bekledim.
Dolap ve çekmecelerimin örtülerini yıkayıp ütüledim ve serdim. Aslında bu örtüleri de atacağım. Çok ucuza kağıttan örtüler satılıyor. Kullanımı da çok rahat. Neyse bu örtüleri bir kere daha kullanayım da.
Kıyafetlerimi asarken ( yeterli bir ayıklama yapmadığımın bilincinde olduğumdan) daha önce öğrendiğim, askıları ters asma metodunu da devreye soktum. Bakalım bir yıl sonunda kaç askım ters durmaya devam edecek. İşte o zaman bir yıl boyunca giymemişim diye rahatlıkla hâlâ ters askıda duran kıyafetleri atabilirim. Aslında size kitaptan öğrendiğim ve gerçekten de faydalı gördüğüm katlama metodunu göstermeliyim. Hatta kitaptan ne dediğini anlamayınca youtube videolarından işin bütün püf noktasını öğrendim. Eskiden raflara üst üste katlayıp koyduğum tişört ve kazaklarımı artık böyle katlamaya karar verdim.

İşte böyle dikdörtgen şeklinde katlayıp, yerine dik olarak yerleştiriyorsunuz. Bunun için çok güzel saklama kutuları da yapmışlar ikea'da. Ama ben önce bu tekniğin ne kadar geçerli olduğunu görmeliyim. Onun için güzel ve şık bir saklama kutusu almak yerine, elimdeki ambalaj kutularından faydalandım. Eğer iddia ettiği gibi dağılmazsa, o zaman o güzel ve insanın ruhunu okşayan kutulardan alacağım.

Sadece kazaklarımı değil, tişörtlerimi de aynı şekilde katladım.

Tişört, kazak ve eşofmanlarımdan bir kısmını daha rahat elden çıkardım sanki. Yine de bu resmi çektiğimde daha toplanacak çok kıyafetim vardı. İnşallah bu metod tutarsa en azından ayda bir çekmece dolap düzenleme rutinimden kurtulmuş olurum. Bu da bana kendim için bir şeyler yapabileceğim ek zaman demek. 

Bu kitabı okuduysanız sizin tavsiyelerinizi de duymak isterim. Yine bu akşamdan itibaren etrafta kalan küçük büyük şeyleri de ya atıp ya da yerleştirerek ev düzenimi sağlamalıyım ki, önümüzdeki hafta eşimin ve çocukların dolaplarına girişebileyim. ( Tabi izin verirlerse) 
Neyse bu akşam da bu kadar kısmetse yeniden görüşmek üzere. Esen kalın.

2 yorum:

  1. Düşündüm de işe kendi dolabından başlamak iyi fikirmiş. Ütü yaparken öncelikle Ankara'da öğrenci olan ve hafta sonları yanımıza gelen oğlumunkileri yapıyorum. Bu anlaşılabilir bir durum elbette. Sonra eşimin pantolon ve gömleklerini ütüleyip o pantolonla giyeceği gömleği aynı askıya takıyorum. Eşim tişört falan gibi katlanabilir şeyler giymez. Bu yüzden bazan 8-10 pantolon ve gömleği ütülemiş oluyorum ve kendiminkilere sıra gelmiyor, tükenmiş bulunuyorum. "Aman yarın yaparım" deyince de o bana ait ütülenecek kıyafetler kimi zaman katlı, kimi zaman kurutmalıkta, kimi zaman da üst üste beni bekliyor. Allahtan bir misafir yatak odam var, misafir yokken benim ütülerimi ağırlıyor. Oysa ilk önce kendi çamaşırlarımdan başlasam, evin erkeklerininki muhakkak ütülenir. En kısa zamanda denenecektir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce kendimizi öne koymayı öğretmezler ki bize. Yaşayıp da tükenme noktasına varınca keşkeler zihni kurcalıyor. Yok yok önce kendimize bakalım ki omzumuzda taşıdıklarımızdan yorulmayalım. Yoksa benim gibi her tökezlendiğinde taşıdıklarımız da yerlere yuvarlanıveriyor.

      Sil

Ne düşündüğünüz önemli