26 Nisan 2014 Cumartesi

mutfakta yaptığım değişiklikler

Herkese güzel hafta sonları dilerim. Malum bahar geldi. Dip köşenin temizlenmesi, baharla gelen yenilenmelerin evlerimize yansıma zamanı şimdi. Ben de bu hafta sonu temizlik yaptım. Ama gözüme batan bazı şeyleri de değiştirmek için zaman ayırdım. Hatırlarsanız daha önce kızımla gezerken aldığım bazı naylon türevlerini göstermiştim. İşte bu malzemeleri de epeydir zihnimde ölçüp biçtiğim projelerim için kullandım.















23 Nisan 2014 Çarşamba

23 nisan hediyesi beyaz bluz diktim

İyi akşamlar. Bu milletin önderi Kemal Atatürk'ün çocuklarımıza hediye ettiği bu güzel gün de bitti sayılır. Eskisi gibi dünya çocukları ile kutladığımız o güzel günlerin ardından ne de sönük geçti değil mi? Televizyonun karşısında seyrettiğimiz o miniklerle beraber sanki dünyayı geziyorduk biz de. Yavrularımız için de, bizim için de farklı ve heyecanlı geçerdi 23 Nisan'lar.
Ne yapalım biz de adapte olduk. Bu günü herhangi bir tatil günü gibi sıradan geçirdik. Ben de dikiş diktim.
















19 Nisan 2014 Cumartesi

Son nevresim

İyi akşamlar. Bugün size iki hafta sonunda ancak diktiğim nevresimimi göstereceğim. Bu sefer sıradan bir nevresim olmasın diye özendim. Kumaşımı eminim hatırlayacaksınız ( umarım)
















16 Nisan 2014 Çarşamba

yeni kumaşlarım ve bitiremediğim uğraşım

Merhabalar herkese. Bu hafta sonu için elimdeki uğraşımı bitiremediğimden paylaşımda bulunamadım. projemi her ne kadar hafta sonuna ancak bitirecek olsam da, bari yeni kumaşlarımı göstereyim dedim. Her çalışan gibi ben de, dün verilen alın teri paramı, bugün bakkala, esnafa dağıtmak için izin alınca, , kumaşçımın da gönlünü yapmak istedim. Bakın ne cici şeyler;


























5 Nisan 2014 Cumartesi

yazlık bluz diktim.

Bu ay burda dergisini hemen aldım. Önizlemesinde modelleri çok beğenince vakit kaybetmedim. Bu haftaki dikişim de bu sayıdan.















30 Mart 2014 Pazar

siyah etek diktim.

Mart 2014 burda dergisini de çok beğenerek almıştım. Dikmeyi düşündüğüm üç model var içinde. Ama bu hafta dikerek sizinle paylaştığım etek modeli, planladığım modellerin içinde yoktu. Derler ya eşantiyondan çıktı:))

Elimde küçük bir siyah kumaş vardı. Belki dar bir kalem etek ancak olabilecek kadar. Dar etekleri giymeyi sevmiyorum. Kilolu bayan dar giyerse daha zayıf görünür derlerse de ben böyle düşünmüyorum. Vücutta her zaman kıyafet biraz ( çok da değil) dökümlü olmalı. Benim fikrim bu. Dar etek yerine de tercihim çan etekdir. Yani etek uçları az biraz geniş.













Bu eteğe bakıp bakıp, nihayet bu hafta için cesaretimi topladım. Allahım o da ne; 2 mt. kumaş istiyor. Elimdeki 80 cm. Malzeme yetersizliği nedeniyle, fikir değiştirdim. Bütün dergileri hızla tarayıp kumaşımın yeteceği bir etek, bulamazsam yelek kalıbı aramaya başladım. Bütün dergilerden sonra en son mart sayısında buldum.














23 Mart 2014 Pazar

CUMARTESİ ANNE KIZ GÜNÜ YAPTIK

Bu gün ülkemizin gencecik evlatları hayatlarının rotasını çizmek için üniversite imtihanına girdi. Kızım da bu gençlerle beraber sabahın 10'undan beri ter döküyor. Biz anne ve babalara ise heyecanla çocuklarını beklemek düşüyor. Kendi yaşadığımız sıkıntıları, çocuklarımızın da yaşadığı gün bugün. Öncesinde ise yavrularımıza çalışabilecekleri sakin ortamlar hazırlamak, onların mümkün olduğunca stressiz olarak bu güne hazırlanmalarını sağlamak vazifesini üzerimize aldık. Annelik zor zanaat canım. Dünü de anne-kız günü olarak geçirdik. Bu gün, hafızasında mümkün olduğunca az rahatsızlık uyandırsın diye akşama kadar gezdik. Alış veriş yaptık, birbirimize yemekler, içecekler ısmarladık. Kısacası kendimizi kızılay'ın caddelerine vurduk. Gördüğümüz her kalabalığa girdik. Karanfili, konuru, yükseli mesken tutmuş bütün partilere destek verdik. Sonra da topladığımız el ilanlarını otobüse binmeden önce çöpe attık. Haa bir de alış veriş yaptık.

16 Mart 2014 Pazar

Bir nevresim daha diktim

Nihayet hastahane günlerim bu dönem de güzel bitti. Annemin kontrolleri sorunsuz sonuçlandı. Ben de Mayıs ayına kadar yine geçecek günlerimi güzelleştirme gayretlerime kaldığım yerden devam ediyorum.
Cumartesi Kızılay'da dolaşırken bursa kumaş pazarını da ziyaret etmeden dönemedim. Bu kumaş da oradan aldıklarımdan biri. Kızıma nevresim diktikten sonra çocukların arasına ufak bir rekabet soktuğumu farkettim. Ama erkek çocuğuna ne dikebilirim ki en fazla gömleklerine, pantalonlarına arma dikip, koluna bağlasın diye deri ipten bileklikler yapabilirim. 

2 Mart 2014 Pazar

bu hafta da yokum

İki haftadır bloğuma bir şey ekleyemedim. Çünkü annemin kontrolleriyle uğraşıyorum. Bu defa fazladan tahliller yapılması gerekince içimdeki endişe yangına döndü. Yine elim kolum kalkmıyor. Bu hafta da yokum. Haftaya Allah kerim. İnşallah güzel sonuçlar çıkar da midemdeki bu ateş söner.

9 Şubat 2014 Pazar

iki kutu kapladım, kırkyamaya hazırlık

Bu hafta için dikiş dikmedim. Ama epeydir aklımda duran bir projeyi gerçekleştirmeye çalıştım. Ama olağanüstü bir şey beklememeniz konusunda sizi uyarayım da. Yaptıklarım kendi çapımda, bence güzel olan şeyler.
Geçen hafta sonu kızımın odasını temizlerken çok güzel simli karton artıkları buldum. Kızım bunlarla arkadaşlarına hediye kartlar yapmış. Kalanları gösterince atabileceğimi söyledi. Böyle güzel şeyleri atabilir miyim hiç?














Baksanıza ışıl ışıl parlıyorlar. Şimdi bir fosillik yapıp, insanoğlu neler yapıyor diyecem güleceksiniz. Haydi kartonları anladım. Bir de kızım bana iki yüzü de yapışkanlı bant vermesin mi. Arkası yapışkanlı kaplama kağıtlarından daha pratik bir şey. Ben de bu küçük kutuyu kaplamaya karar verdim. Bu iki yüzü de yapışan bantlar bir harika tavsiye ederim.














Pek düzgün olmasa da çok hızlı şekilde kaplama işini bitirdim. pırıl pırıl parlıyor şimdi tuvalet masamın üstünde.

2 Şubat 2014 Pazar

hırka diktim

Nicedir dikmeyi istediğim ama nasıl bir giysiye dönüşürse güzel olacağına karar veremediğim merserize bir kumaş vardı elimde. Önce pek çok bloggerin dikip giydiği şubat 2013 sayısından bir modeli düşündüm. Ama elimdeki kumaş bu model için gerekenden fazla idi. Elimde artık kumaş kalmasını sevmiyorum. Az bir şey artıyor. Ben de kıyıp atamıyorum. Ne yapalım seferberlik görmüş bir nesilin torunlarıyız. Elimiz ekmek tutmadan önce tasarruf öğretilmiş bize. 














Elimdeki eski yeni bütün dergileri karıştırdım. Şöyle dökümlü şık güncel olmaya aday bir model aradım. Sonunda zihnimde canlandırdığım gibi olmasa da keyifle giyeceğime inandığım bu hırkayı dikeyim dedim. Model Eylül 2013 sayısında kalın penyeden dikilmiş. Benim elimdeki merserize. Olsun dedi içimdeki çocuk. Kumaşı heba etsem de hiç olmazsa yeni bir projeye alışma uğruna heba olur dedim.
Ama dikerken yine dergiye uymadım. Bilmiyorum neden?














Kol ile omuz arasına pat koymuşlar. İncecik bir şerit. Benim bakış açımla işi çoğaltmaktan başka bir şey değil. Kumaşımız fazla ama olur olmadık süse püse de yetmez. ( Tam geri zihniyet muhabbeti oldu ya neyse). Ben de bu patları kalıplara ekleyip tek parça halinde kolları kestim.

21 Ocak 2014 Salı

yeni nevresim ve çarşafı diktim. Yeni telefon aldım

Bu hafta sonu için post hazırlamaya vaktim olmadı. Ama boş oturdum sanılmasın. Cumartesi misafir ağırladım. Kış aylarında insan içine kapanır ya. Ben de mümkün olduğunca bu hale düşmeme gayretiyle sosyalleşmeye çalışıyorum.
Pazar gününü de hobime ayırdım.
























İşte bu güzel kumaşı geçen hafta, eskiyen çarşafım yerine almıştım. Ama topta fazla bişey kalmadığından, kumaşçım "Abla hepsini al, sana uygun fiyatla veririm" deyince, ben de hepsini aldım.
Kumaşı eve getirip, yıkayıp ütüleyip şööyle bir de masanın üstüne uzunca serince, tek kişilik nevresim çıkar gibi geldi gözüme.
Ben de gözümü kapadım, makası vurdum kumaşın beline:)) kafiyeli oldu değil mi?
Önce çarşafı kestim.
























Çarşafın ölçüsünü; Yatağımın eni ve boyuna kalınlığk ölçüsünü ekleyip beş cm de fazla pay koyarak kesiyorum. Çünkü Çarşafın toplanması kadar sinir olduğum bişey yok. Onun için altına lastik geçiriyorum. Bu şekilde ( anlatabildim mi bilmem) kestiğim çarşafın köşelerinden, yatağın kalınlığı ve beş cm ölçüsünde kare şeklinde kesiyorum. Size çizimle gösterseydim daha iyi idi. Ama şimdi vaktim yok. Birazdan kahvaltı hazırlayıp işyerime gideceğim. Ama isteyen olursa çizimi daha sonra eklerim.
Daha sonra köşelerini ve çevresini dikip, lastik geçirdim.
Nevresimi ise tamı tamına yorganın ölçüsünde kesiyorum. Yorgana tam oturursa yorgan da nevresimin içinde toplanmıyor.


















Sadece alt ucuna düğme ve ilik açacağımdan ben altı cm fazlalık koyup, üç cm payı ikiye katlayıp dikiyorum. Bu kumaşımdan yastık kılıfı çıkartamadım ama. Neyse dedim ben de. Evde bir sürü eskiyip de elden çıkaramadığım şeyler var. Ben de onlardan bir yastık yüzünü bu yeni nevresime evlatlık verdim. İşte böyle görünüyor.


















Bu resimleri hep eski telefonumla çektim. Ama bundan sorakileri yeni telefonumla çekeceğim. Artık benim de bir note 3 üm oldu.


















Süper bişey. Dün bütün gece kurcalayıp durdum. Artık kullanmaya hazırım. İnşallah bundan sonra bloğumda yeni telefonumun emeği çok geçecek. Herkese mutlu günler. Tekrar görüşmek üzere.

11 Ocak 2014 Cumartesi

siyah tonlarında bir ceket

Burda dergisinin şubat 2013 sayısı gerçekten verimli bir dergi oldu benim için. İçindeki modellerin çoğunu kendime yakıştırıyorum. Bu sebeple en çok da bu sayıdan dikmişim. Bu seferki çalışmam da yine bu derginin 106 no'lu kalıbı oldu. Hemen giriş resmimizi koyalım.



















Elbette beyaz kumaş ve siyah şeritlerle bu ceket çok daha güzel. Ama benim elimdeki bu kumaşa da yakışır diye düşündüm. Bir de bu kumaşım çok az. Her modeli uygulamam zor. Bu ceket ise patronunu çıkarınca altı üstü bir metre ( belki biraz daha fazla) kumaşımın yettiği bir model oldu. Ben de kestim.




















Kalıbı yine payını da katarak kestim. Makasımın ucunu görüyor musunuz? Bir de halımı düşünün. Kumaş herhalde şanel denen türden. 




















Ön parçasını kestikten sonra bir de kalan kumaştan pervaz kestim. Modelde böyle bişey var mıydı? bilmiyorum. Dikiş adımlarını tam okumadım. Çünkü anlamıyorum zaten. En iyi yol bildiğim yoldur zihniyetiyle hareket ettim. Hayır yani modele uygun dikemeyince de moralim bozuluyor. Zaten dergi 1,5 mt kumaş diyor ben bir metreyi kullanmaya çalışıyorum:))




















Önce pervaz niyetine kestiğim parçaları, sonra da bütün uzun dikişlerini diktim. Böyle bir tabir duymuş muydunuz? Uzun dikiş :))

Neyse, ne demek istediğimi anladığınızı biliyorum. Sonra da sülfilelerini yaptım. Aslında bir overlok ayağı almış idim ama kullanamadım. Onca da vakit harcadığım halde yapamayınca sıkıldım. Sülfile ayağı ile kenarlarını temizledim.

































Fark ettiniz mi? Sağ kolun dikişi sorunlu. Söküp yeniden dikmem gerekiyor. Bir de astarını dikmek lazım. Ama bu haftalık dikiş saatimi doldurdum diye, kalan işlerini haftaya bıraktım. Yarın pazar. Üstelik misafir ağırlayacağım. Şimdi Cahide hanımın sayfasından güzel ve güncel bir kaç pasta börek tarifi alayım. Gece mesaisi ile mutfak faslını bitirirsem, yarın da ( sadece ) salonumu temizler, öğleden sonra da konuklarımı ağırlarım. Koldaki yanlış dikim canımı sıktı. Yine de güzel olacağını düşünüyorum. Onun için moralimin bozulması için erken. Hele bir cumartesi olsun hayır olsun:)))
Acaba aranızda, "acaba çekmecenin sahibi bu hafta ne yapacak ki?" diye beni izleyen var mı? yorum bırakırsanız çok sevinirim. İyi akşamlar