25 Ağustos 2013 Pazar

bir pantolon uğruna

Başlık bu hafta sonumu net açıklamıştır bence. Bu hafta sonumun hedefi pantolon dikmek idi. hatta diğer yazılarımdaki ritüeli de gerçekleştirerek bu resmi çektim.







Kurallara uyarak kestim. Ancak bu ömrümde kestiğim ikinci pantolon. İlki bir fiyasko idi. Bu daha düzgün olsun diye bir de teyelledim.




Kumaşım yine parça kumaş olduğu için ancak paçalara yetti.Stres altında iştahı açılanlardanım. Bu yüzden bedenime güvenemedim ve 44 beden kalıbını çıkardım. Ancak bol oldu. Biraz daraltarak diktim. Kemer için ise giymediğim başka bir pantolonumun kemerini çıkardım.

Dikişten sonra gene giydim. Baktım hala bol. Biraz daha küçülttüm. Bu sefer üstü dar, üst bacak bölümü bol. Ben de sıkıldım. Zaten beni bekleyen bir sürü iş var iken ve ben sadece keyif almak için makinenin başına oturmak isterken, dikiş strese soktu beni. Ben de bıraktım. Haftaya 30 ağustosla beraber üç günlük tatilimde pantolonu bitirmeye karar verdim.


 Ama boş oturmadım. Yemek yaptım.

Yemek konusunda iddialı değilimdir. Herkesin bildiği şeyler mutfağımda pişer. Ama bu gün kendimce farklı birşey yaptım. Zeytinyağlı biber dolmasını ( elimde çam fıstığı ve kuş üzümü kalmadığı için) poğaçanın üzerine koymak niyetiyle aldığım ay çekirdeği ve sarı kuru üzümle pişirdim. Lezzeti farklı oldu.

Ailem beğendiği için paylaşayım dedim. Ama ben kuralcıyımdır. Bir daha bunu, yine malzemesiz kalana kadar pişirmem. Bir de poğaça yaptım. Poğaçanın tarifini vermek isterdim ama Cahide jibek hanıma haksızlık olmasın diye sadece linkini vereceğim.http://cahidejibek.com/tag/pastane-pogacasi/    Bu poğaçayı patatesli yaptım. Bir de farklı olsun diye üzerine ayçekirdeği içi koydum da hoş olmadı ama. Yine de maksat farklı tatlar olsun.



















Ama fırında fazla tutmuşum.




















Bu fazla kızarmalar da fırınımın da payı büyük.Ama lezzeti güzeldi. Bu tarif için Cahide hanıma teşekkür ederim. 


Bir de yeni kumaşlar aldım. Tanesi iki buçuk liradan on liraya. Yıkadım ama ütü gerektirmedi. Kumaşların cinsini bilmiyorum. Fakat tiril tiril, su gibi akıyor. Böyle kumaşları çok seviyorum. Çok büyük değiller, ancak kısa kollu bluz ya da yarım iş bir pantolon çıkar hadi onları da göstereyim.




















Birisi de merserize kısa kollu yakasız bir üst dikmeye çalışacağım ama şimdi değil. Pantolonu halletmem ve trikonun nasıl dikildiğini öğrenmem lazım önce. Bu haftalık bu kadar. Sonra yeniden görüşmek üzere.

18 Ağustos 2013 Pazar

yeni yeleğim

Temizlik sırasında elime havlı olan bu kumaş geçti. Çift enden, bir metre bile değil. Ne zaman aldığımı hatırlayamadım. Hatta bu kumaşı ne için aldığımı bile unutmuşum. Aslında böyle kumaşları giyside sevmiyorum. Hele eskiden iyice uzak durduğum halde bu kumaşı aldıysam yastık falan mı dikecektim acaba? Bayramdan beri ne yapayım diye düşündüm durdum. En sonunda şubat 2013 burda sındaki bu ceketi yelek olarak dikmeye karar verdim.




Ben ki patronlarda değişiklik yapamazken, niye böyle düşündüm bilmiyorum. Yakası fazla açık omuzlar geniş kol evi de ayrı bir derin oldu. Ama aynı kalıptan kusurlarımı düzelterek bir yelek daha dikeceğim. Neyse kol evi ve dış çevresini biye ile temizlemeye karar verdim. İçine astar dikmedim. Atmayan bir kumaş, dikimi de rahat oldu.



Biye kullanacağım için yaka ve kol oyuntusunu paysız kestim. Hazır biyeyi de ilk defa kullandım. Gerçekten büyük rahatlık. Vakti zamanında kızım daha küçücük bir prenses iken, ona biyelerle süslü bir elbise dikmiştim de yarım günden fazla biye hazırlamakla uğraşmıştım. Hazır biye kullanmak çok hoşuma gitti. 



Ceketin ön ve arka kalıbını çıkarırken farklı bir stil oluşturmuşlar. Yan dikiş yok. Kup yerlerinden parçalar dikiliyor. Ama başladım bir kere. Yine de düşündüğüm kadar oyalamadı. Bütün dikişlerini kapattım. Kumaş atmadığı halde temiz dursun diye içine sürfile de yaptım. Sonra da biye ile kontörledim. Böyle bir tabir olmayabilir. Şu an ben kullandım.:))


Sadece yakası istediğim gibi olmadı ama etek ucunun volanlı oluşu, önünün yuvarlak kesimi çok güzel. Hazır biye kullanmak da çok pratik. Kusurları benim acemiliğimden oldu. Fakat ütü ile daha düzgün göründü. Şu an için düğme mi, yoksa çıt çıt mı kullanmalıyım, kara veremedim. Laceen de öbi kemer görmüştüm. Belki bir tane de ben dener, obi kemer ile kullanırım. 

Yine de fena olmadı gibi. Biraz dikişimi düzeltirsen iyi olur. Acaba bunu triko kumaştan dikebilir miyim ki?

11 Ağustos 2013 Pazar

Annemin Eteği

Bayramdan önce annem bu cıvıl cıvıl kumaşı getirdi. Bir arkadaşı hac hediyesi getirmiş. Uzun etek dikelim deyince ne yalan söyleyeyim "Bana verse" diye bile içimden geçti. Öyle güzel kumaş. Neyse ben patronsuz kesemem. Annemi kırmadan bunu söyledim. Annem usta olmasa da eski stil dikiş bilir. Kumaşı öyle katladı, böyle katladı,bir yerlerden de makası vurdu hoop altı parçayı elime verip dik dedi. O anı görüntüleyip buraya koymak isterdim. Ama annemin yanında "Dur anne makas elindeyken resmini çekeyim" diyemedim. Bana da dikmek düştü. Ama ancak bayramdan sonra ( kısacası bu sabah) bitirebildim. Akşamleyin ütüsünü de yapıp götüreceğim. İşte resmi;



Tedaviler annemi iyice şişmanlattı. Neyse gidişatımız iyi. İnşallah kurtardı gözüyle bakıyorum. 
Kumaştan küçük bir parça da artmıştı. Onu da yeğenime jile yaparım diyordum ama bulamıyorum. Temizlik sırasında oruç kafa kırpık kumaş zannedip attım mı acaba


6 Ağustos 2013 Salı

kızımın kot gömleği

İlk diktiğim kapşonlu gömleği çok sevmiştim. Hatalarım çok fazla olsa da, kullanılması pratik bir giysi oldu. Ben de ( sözde bayram temizliği yapacağım için dikiş dikmeyecektim) iki hafta sonu temizlik aralarına sıkıştırarak, aynı kalıptan kot kumaşı ile bir gömlek daha diktim. 

Dikiş kutum ile kumaşı yanyana koyup resmini çektikten sonra kesebilmem için iki gün geçti. Sonra bir akşam makası vurdum. :))
Kızım kapşonu farklı kumaş olsun deyince, ben de küçük depomu karıştırdım ve yine kızım için diktiğim bir elbiseden kalan ( ki o zamanlar 5-6 yaşından büyük değildi) kumaşı kapşona kullanmaya karar verdim.


Dikişlerini tıpkı kotlarda olduğu gibi katlamalı temiz dikiş ile yaptım. Bu tabiri de dikiş teknikleri kitabından öğrendim. Keserken makas yönünü şaşırdı, payı fazla kesmişim. Neyse ki bu hatam gömleğin akibetini fazla etkilemedi. Payların birini daha kısa kesip, uzununu üzerine getirirken de zorlandım. Zaten bu dikişi fazla sevmezdim. Eski makinem kalın kumaşları dikemezdi onun için fazla çalıştığım bir husus hiç olmadı. Ama şimdiki makinem var ya yağ gibi kaydı kumaşın üstünde.


teyel almadan iğneleyip diktim. O kadar resim çekmişim. Eklemesem olmaz dii mi ama:))

Sonra da kapşonu diktim.


İşte gömlekte işçiliğimi beğendiğim en güzel bölüm kapşonun çevresini biye ile, hem de elimle yaptığım kot biye ile temizledim. Üstelik kapşonu gövdeye birleştirdiğim kısımı da kendimce farklı bir teknikle düzenledim. Kapşonun hem çevresi, hem de dikişleri kot biye  ile çevrildi 

Hakikaten bu bölümünü çok beğendim hele de makine sorunsuz dikti yaa o an gerçekten mutluydum Neyse.

Şimdi de memnun olmadığım bölümü. Cepleri farklı olsun, aşağıdaki cep fonksiyonel olsun istedim ama, bitip de gömleğin karşısına geçince beğenmedim. Gerçi kızım çok güzel olmuş çok işime yarar gibi şeyler söylese de, bana kıyamadığından dedi biliyorum. Ama sökmek için vakti olmadığından bu şekilde bitirdim 

Düğme yerine çıtçıt bastırdım hazır gömleklere benzesin diye. Güzel durdu bence.
Bayramda giyecekmiş yavrum. 
Neyse
Herkese iyi bayramlar sonrasında görüşmek üzere.





27 Temmuz 2013 Cumartesi

nevresim takımı dikmiş idim

Çalışan kadın olmak zor. Dinlenebileceğim hafta sonu tatilimi, evimi bayrama hazırlayarak geçirmek zorundayım. Bayram temizliğine başladım yani. Bugün pencere perde günü idi. Sonra da salonu süpürdüm. Yani dikiş falan yapamadım.

Ben de eski makinemle bir kaç ay önce diktiğim nevresim takımımın resimlerini eklemeye karar verdim.

Diğer arkadaşlar gibi sabah kesip akşama paylaşamıyorum. Bu nevresim de bir kaç günümü almıştı. Sadece arkadaşlarıma göstermek için çektiğim resimler bunlar. O zamanlar bloğum yoktu. Sadece blogları izleyip, insanlar ne güzel şeyler yapıyor diye hayıflanıyordum.


Çarşafımı lastikli yaptım. Yatağımın en ve boyunu ölçüp otuzbeş santim pay vererek kestim. daha sonra kenarlarını kıvırıp lastik geçirdim. Hazır çarşafkar gibi sadece köşelerine lastik dikmeyi düşündüm ama yataktan çabuk sıyrılıyor diye vaz geçtim.



Nevresimi yorgan ölçümebirebir kesip diktim. Hazır nevresimler gibi. Yasyıklarımı da fırfırlı yaptım. Yastığın ön parçasını ve arka için de bir büyük bir küçük iki parça kesip fırfırı araya diktim.



İliği de düğmeyi de makine ile yapmıştım. Benim gibi eskiden kalma, iliği de düğmeyi de elde yapan biri için mucize gibi birşey. Tek adımda ilik açan makina dünyanın sekizinci harikası gibi geldi bana. harika birşey yaaa. bir kaç aydır da keyifle kullanıyorum. Haftaya da bayram haftası bir şey yapabilir miyim bilmiyorum. Eğer fırsatım olursa kızıma kot kumaşından bir gömlek dikeceğim. Hani daha önce dikip de ilk paylaştığım ürünüm var ya işte ondan :)))

Neyse pazartesi annem yeniden MR çektirecek ona göre tedavi yeniden gözden geçirilecek Allahım inşallak kötü bir sürpriz yaşamayız. Hayat beklediğimiz güzelliğiyle devam eder. 

Birt de bu blok üzerinde yapmak istediğim değişiklikleri yapamıyorum. Kurcalayıp durdum ama şu gagget miydi ne istediğim şekilde düzenleyememek canımı sıktı biraz. Neyse öğreneceğiz artık:)))
Beni bilenlere selamlar. Hakkaten beni izleyen oluyor mu acaba? 

21 Temmuz 2013 Pazar

Uzun kollu gömlek diktim

Bir haftalık bir aradan sonra yine yeni bir ürün:)) Şimdilik iyi gidiyorum, ama her an mola verebilirim.Neyse evde var olan bir kumaşı da uzun kollu bir gömleğe çevirmeye çalıştım.

Bu modeli pek çok blogger da gördüm. Aynı gömleğin değişik versiyonları pek çok gardrobun kiracısı. Bir tanesi için de ben uğraştım.


Benim kumaşım desenli olduğu için o siyah şeritleri kullanmadım. penslerden gözüm korktu.  Bir de gizli pat hoşuma gitti. Denemek istedim. Patronda bu iki hususu bol teyelle aldım. Resimde belli olmuyor ama teyelleri var:))
Omuz ve yan dikişleri ile pensleri yaptıktan sonra gizli patı oluşturmaya çalıştım. Ama burda dergisini hatmettiğim halde bir türlü anlamadım. zeka bile yaşa bağlı her halde. Neyse ben de önce yakayı yaptım.

Modelin aslında kolları yine biye ile temizleyip manşet yerne bant kullanmışlar biye işini ben de denedim. Ama en iyisi kol yırtmacını pat ile çevirmek biyeyi çok muntazam yapamadım. bant yerinde de manşet benim için daha yapılası birşey.

Ve beden bölümüne kolu ve yakayı montelerken patı da kafama göre yaptım. Alışıldıktarzdan farklı bir pat ve pek beceremedim. internette de yapılışına dair bir video yok. Napalım gömleği yarım bırakaçak halimiz yok ite kaka sonunda bitirdim.


Hızlı yapmaya çalıştım. Yine de dört gün elimde süründü. Akşamları zaten verimli bir zaman dilimi değil benim için. Şu an dikişlerin temizliği ve düğmeleri kaldı. Pat içime sinmedi. Bir kere daha bu modeli deniyeceğim. neyse bu haftalık da bu kadar.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Kendime dikiş kutusu yaptım.

Ara vermeden hemen ikinci postuma geçeyim. Tatilin verdiği enerji, hayatın güzel yüzünün verdiği keyifli bir moral ile boş durmadım ya hemen göstermeliyim. Haftaya Allah kerim.

Efenim kendime dikiş kutusu yaptım. İki üç haftadır. çok gezdim. Basit kutular bile yirmibeş otuz liradan başlıyor. Birini beğendim atmış küsür lira. Bu kadar basit kutulara bu kadar paraya içim acır doğrusu. Gerçi beceremeseydim bir tane alıp gelecektim ama bir deneyeyim istedim. Eve gelir gelmez elimdeki kutulara baktım.

Küçük kutuları da içine göz gibi yapmak istedim.
.
Sonra vazgeçip oluklu karton mu denir, başka bir kutudan parçalar kesip içine yapıştırdım.
Beğendiğim kutu böyle gözlüydü ya içimde kalmasın dedim. Sonra da kaplamaya başladım. Hasır desenli bir yapışkanlı kaplama kağıdı aldım bu iş için. Daha güzelleri de vardı. Ama içimde yapamazsam korkusu olunca, biraz ucuzuna kaçtım. Şans işte onu da becerdim. Bir dahaki sefere hakikaten daha güzel malzemelerle çalışacağım. 
Dış görünüşü de güzel belki süslerim sonra
İçi biraz karışık gibi. Bir gözüne makas, iğne gibi dikiş malzemelerini, bir tarafına kurdele, fermuar gibi malzemeleri, bir tarafına de evdeki bütün iplikleri koydum. Ayy ne çok şey var elimdekiler bitmeden yeni bişey almamalı. Bundan sonraki postları (artık ne zamana kısmetse) malzeme bitirmece diye hazırlamalıyım:)))

Neyse bu günlük bu kadar haftaya da okuduğum kitaplardan bahsederim belki.  Hoşça kalın

pijama tarzı pantolon

Hastahanede sıcaktan çok bunaldım. Eşofman altı gerçekten rahatsız edince, ben de kendime serin tutacak birşey dikeyim dedim. Ama yeni kumaş almama kararım var. Ben de elimdeki bir kumaşa kafayı taktım.

Gerçekten, kumaşı kesebilmek için önce cesaret toplamam gerekiyor. Halbuki bozsam ne olacak ama böyle yetiştirildik bizler.
Nihayet kestim yeni patron çıkarmamak için kızıma diktiğim aynı patronu kullandım.

Patronlar büyü bedendi. Ben de pay vermeden kestim. Bazı blogger arkadaşların sayfalarında, kalıbı pay vermeden kestiklerini görünce ben de deneyeyim dedim.
Sıfır pay hatta boyu için bile. Patronları aslında aynı yönde yerleştirmek lazım. Ama benim kumaşımın ne desen sorunu ne hav problemi var. Üstelik de boy kısa en dar.
Kumaşımın paçalarını dikip, iç temizliğini de yaptım. Dikiş muntazamdursun diye ütülenir ya ben de resimde güzel dursun diye ütüledim.

Sonra da paçaları içe geçirip ağ bölümünü iğneledim. Ama teyellemedim. Direkt makinede diktim. Zaten basit bişey elimde oyalanmasım dedim. Artık ince işler sıkıntı veriyor. Belki yaş belki stres. Ama eskiden ben böyle değildim.


Beline de lastiği takıp ütüledim Sonra da giyip pazara bile gittim. Çok rahat oldu. Hem de bir sürü fotoğraf ekledim bu sefer. Hakikaten zevkli bişeymiş blogger olmak.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

bluzumu bitirdim

Nihayet kesmeye niyetlendiğim, sonra vazgeçip tekrar cesaret bulunca kestiğim bluzu bitirdim. Model aslında kışa uygun, gömlek ya da boğazlıların üzerine giymek için yapılmış, battaniye gibi yünlü kumaştan olması gerekiyordu. Doksanların stilinde, düşük kollu biraz da bohem bir havası vardı. Bu tarzı hep sevmişimdir. Gençliğimde oduncu gömlekleri tişörtlerin üstünden hiç eksik etmezdim. Şimdi tarzımızı iki binlere uydurduk. Neyse konuyu dağıttım. yine her zamanki gibi hatalarım peşimi bırakmadı. Farkına varmadan bir sürü minik plilerle dolmuş bluzum. Her dikişi ayrı ayrı söküp düzeltmek zorunda kaldım. Bir de yakanın açıklık bölümünde patı iyi çeviremedim çıtlatma mevzuu işte.


İşte mevzu bahis ürünüm . Boyu kısa gibi duruyor ama kolların düşüklüğünden göz yanılması o. Ama kendimce öğrendiğim dersler var. Hakikaten ince kumaşları ince iğneyle dikmek çok önemliymiş. Bluzu isteyerek kısa kol yapmadım. Parça kumaş olunca uzun kola çıkmadı. Bundan sonra önlem olarak beğendiğim kumaştan iki hatta üç parça alacağım. Neyse sorun değil zaten yetmişler gibi içine uzun kol bluz giyeceğim. Gerçi böyle de giyebilirim fark etmez.

Bu ara annemin üçüncü kürünü de aldık, hatta ben tatil bile yaptım. Antalya sahillerinde esmerleştim ve Ankara da bulamadığım şu şirin plastikleri teee nirelerden aldım da geldim.

takım olsun diye on iki ye tamamladım. Sonra bir güzel yıkadım

Sonra da yerlerine yerleştirdim.

Duruşları bile çok asil tanesi beş liradan evime bir güzellik yaptım ve üç poşeti kavanozlarla doldurup cam kumbarasına attım. Şişe cam sanayii çok mutlu olmuştur kesim. Ben de biliyorum cam daha sağlıklı. Ama bunlar daha güzel durdu:)))

Benden haberi olan varsa şimdilik iyi akşamlara:)))