8 Eylül 2013 Pazar

asimetrik jarse bluz 2


Nerede kalmıştık. Tamam dikiş işlemine sabah başladım




















Dikiş payını önceden göz kararı kesiyordum. Ama düzgün kesilmiyordu. Üstelik de bazı yeri kısa bazı yeri uzun yani ölçüsüz olunca dikişim de düzgün durmuyordu. Ben de artık dikiş paylarını  ya patrona eklemek ya da böyle işaretlemek kararı aldım. Fark ediliyor mu kesik çizgilerim?



Yan dikişler için 1 cm, kıvırma payı olarak 2 şer cm bırakıp işaretledim:)) Bu da ön beden etek için yapmaya çalıştığım eğrilik:))




















İlk defa Jarse diktim. Dikişi nasıl olacak, makinenin ayarları nasıl yapılacak diye kaç gündür araştırmıştım. Ama kafamda bir usûl netleşmedi. Ben de dikiş makinemin kullanma kılavuzundan esnek dikiş için önerilen dikiş türlerini böyle ard arda denedim. Elimle esnetince dikişlerde bir sökülme olmadı. Meğerse kolaymış. Sadece hangi dikişi kullanmam gerektiğine karar vermek düştü bana. Ben de yan dikişlerini hem de sülfile yerine geçsin diye üç adımda zikzag dikişle çektim. Üst spor dikişler için en sağdaki dikişi kullandım.


















Dergide ön omuz ve yakaya tela bant ütüleyin diyordu. Benim tela bandım olmadığından normal teladan 4 cm eninde şeritler kesip ütüledim. Diktikten sonra sebebini anladım. Hakikaten ön yaka daha muntazam durdu. Buna dikkat etmek gerekiyormuş gerçekten. Bu adımı iyi ki atlamamışım.




















Derginin verdiği adımları uygulamak gerçekten önemliymiş. Ben hep pervazı arkaya çevirip elde bastırırdım. Ama derginin söylediği gibi ikiye katlayıp ütüledim ve yakaya diktim sonra da iğneleyip üstten dikiş yaptım. Hazır tişörtlerin yakası gibi oldu. Bu tekniği öğrendiğime memnunum ince üstlerin içine böyle jarseden saran kolsuz badiler yapabilirim artık.



















Dikerken normalde iğneleyip öyle dikiyorum. Ama jarsede bu sistem işe yaramadı. Çünkü iğnelerin üzerinden dikerken makineyi tuttu. Dikişler biraz eğri oldu. Ben de hiç olmazsa görünen etek ve kol katlama yerleri düzgün dursun diye önce teyelledim.




















İşte duruşu böyle oldu. Boydan da çektim.


























Henüz dikişlerini temizlemedim. Kızım fazla düşük kollu olmuş ameliyathane giysisi gibi deyince omuzlarına lastik çekip büzüştürdüm. Fakat keşke pile yapsaydım. Sonra aklıma geldi.




















Son halini böyle göstereyim. Şimdi de temizleyeceğim. Ama ütülerken çok dikkat etmek gerek. Üzerindeki sarı puantiyeler sıcağı görünce eriyor. Onun için bir kağıdı üzerine koyup öyle ütüleyeceğim. 
Bu çalışma ile pek çok şey öğrendim. Kendi kendime kalıp çıkarma deneyimimi biraz daha arttırabilmek için cesaretlendim en azından. Hatalarım olsa da ben memnun kaldım. Siz de beğendiniz mi?

asimetrik jarse bluz

Dün akşamın 10 küsüründen gecenin bilmem kaçına kadar patron çıkarmakla uğraştım. Modelim Mayıs 2013 ün 112 numaralı modeli.




















Patronuna bakınca şok geçirdim. Eline kalemi al, kendi patronunu kendin çıkar diyorlardı. Ama kızıma söz vermişim mecburen bu maceraya atıldım. Bol resim çektim:))

Kızımın bedenini 128 cm kısa boyunu 70 cm olarak ölçtüm. Diğer ölçüleri dergiye göre oluşturdum.




















Bu patron için parşomen kullanmadım. Eski bir gazeteyi birbirine bantlayarak üzerine keçe kalemle çizdim. Öğretici olsun diye değil paylaşımım. Başardım ya mutlulukla yazıyorum:))




















128 cm nin dörtte biri olan 32 cm yi en olarak, 70+12+12 cm yi boy olarak işaretledim. Bu arka beden kalıbıdır.


















oluşturduğum dikdörtgeni düzgünce kestim.




















Arkanın ortası ile yanı arasındaki 12 cm yi eğik bir çizgiyle birleştirerek etek bölümünü oluşturdum.




















Boyun genişliği için 17 cm aldım. Yaka açıklığı için 2,5 cm aşağıda eğik çizgi, omuz için 2 cm düz çizgi kestim. Bu ölçüleri dergiye bağlı kalarak aldım. Ama 17 yerine 14-15 cm alsaydım daha iyi olurdu. Omuzlar çok açık oldu.




















Omuz ölçüm de böyle işte.

























Ön beden kalıbı için ise yaka oyuntusunu 5 cm aldım ama 8 cm daha ideal olurmuş. Diğer ölçüler yine aynı. Etek için ise ön ortayı 70 cm, yan cizgiyi yine 82 cm tutup, eğik bir çizgiyle etek bölümünü oluşturdum.





kol için 14 cm ye 40,5 cm dikdörtgen yaka pervazı için de 4 cm ye 40 cm  dikdörtgenler oluşturdum . Önce dergideki gibi 8cmyapmıştım ama vazgeçtim. Yukarıdaki kol  ölçülerini dikiş payı ile beraber kumaş katına koyup iki tane kestim. Patı da bir tane.
Böylece patronları oluşturmuş oldum Çok uzun oldu. Dikiş için ikinci post oluşturuyorum. Kayıttan hemen sonra:))) 

7 Eylül 2013 Cumartesi

kumaş alışverşim

İş yerim Kızılay'a uzak olduğundan bu semtte fazla gezemiyorum. Haliyle kumaşçıların yerini bilmem. İnternette dolaşırken pek çok blogger arkadaşın Kızılay'da alış veriş yaptıkları kumaşçıların farkına vardım. Ben de dün öğleden sonra izin alıp kumaşçı avına çıktım:))) 

Akşam eve vardığımda dizlerim tutmuyordu. Fazla yer bilmeyince yükü ayaklarım çekti yani. Şimdi çok yer tespit ettim zannedersiniz. Sadece dört tane Bursa Kumaş Pazarı bayiisi gördüm. Başka bir mağazaya denk gelmedim. Zaten onların yerlerini de herkes biliyor. Sonunda ben de öğrendim. Ama başka bir mağazanın olmaması ilginç değil mi?

Yıllar önce Kızılay'da bir Tarmanlar, bir Selviler vardı. Kumaşlar çok güzeldi. Aldıkça alasım gelirdi. Fakat Bursa Pazarlarındakiler de fena değil. İnşallah kalitesi de iyidir de emeğimiz heba olmaz. Ben dikerken çok efor sarfediyorum çünkü.




Kumaşlara baktıkça içimde birşeyler kaynamaya başladı. Bari dedim bir beyaz gömleklik kumaş alayım. Uzun kollu gömleğimin kalıbından bir tane daha dikerim. Sonra kamuflaj deseni gördüm. Bu da kızıma bir mont ya da pantalon olsun dedim. Diğerlerini ne zaman aldığımı hatırlamıyorum:)))

Yıkadım, ütüledim, resimlerini çektim. Bütün akşam ve bu sabah öyle keyifle anlatınca, bir de bu sabah kızımla beraber alışverişe çıktık. O da sadece bir tişört kumaşı isterken farkına varmadan bunları aldık.



O benden daha fazla kendine hakim. Ama kumaşlar insanı baştan çıkarıyor hakikaten. Kumaşlar için ayırdığım kutum yine ağzına kadar doldu. Hepsi bitmeden bir da almamalıyım gerçekten. Bu sefer sözümde duracağım ( umarım)
En üstteki jarse kumaşı yarın mayıs 2013 Burda' sındaki yeşil tişört için aldım.




















Üstünde küçük metal noktalar var inşallah makine diker. Eve gelince patronu incelemeye başladım. Eyvah ki ne eyvah patronu benim çıkarmam gerekiyormuş. Ben ki bol patronu bile daraltamazken bir de patron çıkaracağım haa.

Neyse herşeyin bir ilki var. Bu akşam, sabaha kadar patron çıkaracağım, yarın da akşama kadar anca dikerim artık. Fotoğraflayıp yarın akşama (kısmetse) bir post daha girerim artık şimdilik hoşçakalın önümde uzun bir gece var.

3 Eylül 2013 Salı

kahverengi pantalonum

Burada gri pantalonumu görmeyi umuyorsanız yanıldınız. Çünkü kumaşı hiç ettim. Diktim söktüm, diktim söktü. sonunda sıkıldım. Belki de patron hatalıydı. Ya da keserken ben yanlışlık yaptım. Ama bir pantalon dikmeyi kafama koymuşum ya ikinci kurban olarak bu kahverengi kumaşı seçtim.



Kumaşım çok kaliteliymiş. Dikerken anladım. Yumuşacık, dikerken de makinam bile beğendiğini söyledi bana. Bozmamak için patronu daha dikkatli çıkardım bu sefer. Model de güzeldi ya, bu sefer içimde bir heves bir sabırsızlık :))

Patronu en ufak çizgisine kadar kopyaladığım gibi, bu sefer yanlış kesmeyeyim diye dikiş payını da ekleyerek hazırladım.



Paçaları düzgün dursun diye dikiş teknikleri kitabındaki gibi boyumu aşan kısmını diz bölümünden çıkarıp alt ve üst parçalarını birbirine iğneledim. Bu şekilde kumaşa iplik boyuna da dikkat ederk yerleştirdim. Bismillah çekip bir de makasa tükürüp kumaşa vurdum.  Kesme işi bitene kadar kalbimin çırpınışları kulaklarımda zonklamalara dönüşüyordu. :))
Ve nihayet kestim, hiç denemeden diktim. Pazar sabahına kadar hep bir endişe ve merakla didindim durdum. Sonunda bitirip ütülemek istedim. Ama resmen ellerim titredi, üstelik de yanlış ütüledim, çit ütü izi yapınca yok dedim kendi kendime denizi geçtik derede boğulmayalım. Ütücü aradım ben de pazar günü her yer kapalı. Ben de pazartesi ütületip akşama aldım veeee.....



Ütüleyenin eline sağlık bıçak gibi derler ya işte öyle olmuş.




Ben bu kadar güzel dikmiş olamam yaa... Hani bir söz varya "terzinin dikişi kötü, elbiseyi gösteren ütü" hakikaten öyle



Çok beğendim çook. iyi günlerde giyeyim inşallah:))) Ama gene mankenin üzerindeki gibi durmadı. Fiziğimiz benzemediğinden dolayıdır belki:))))

1 Eylül 2013 Pazar

yeni mutfak dolap içi aksesuarım

Hepimizin mutfağında bir kör köşe denen elin yetmediği bir dolap mutlaka vardır. Hele de benim gibi küçük bir mutfak ise mecburen bir "L" tezgah yaptırmak gerekiyor. Benim de mutfağimda bu kör köşe denen dolapta yuvarlak tel bir aksesuar vardı.


Bu tel raflara tencerelerim yetmediğinden bir de başka bir dolap içi düzenlemesi raylı sistemi de yanına monte ettirmiştim.


Yaş kırkı geçince bir de eğil kalk belime ağır gelmeye başladı.Bende sitelerde bir tura çıktım. Bu dolaba bir alternatif bulamam gerekiyordu.Dolabımın ölçüsü elimde iki hafta dolaştım. Nihayet bu sistemi buldum.

Yanyana iki düzenek var. Birinci düzenek dolap kapağına monteli, diğeri daha büyük ve ilk seleler dışarı çıkarıldığında onun yerini dolduruyor. Bunun da zorlukları var. Ama ellibeşime kadar ( ömrüm varsa) beni idare eder. 

Diğer seleler daha büyük. Her bir rafa üç tane sığdı. Öndekine de her gün elimden bırakamadığım küçük tava tencerelerimi yerleştirdim. İyi oldu yaaa.

Neyse biraz da pantalonumdan söz edeyim. Geçen hafta kestiğim kumaşımla biraz daha uğraştım. Beceremeyince bıraktım. Ama içime bir pantalon aşkı yerleşmiş. Bu hafta 30 Ağustos ile üç günlük tatilimde bozmadan bir pantalon diktim. Diktim dikmesine ama ütüleyemedim. Öğleden sonra kuru temizlemeci aradım ütü yaptırabilmek için. Ama hepsi kapalıydı. Ütüyü ancak yarın yaptıracağım. Sonra da bir kaç resimle beraber, salı günü inşallah paylaşırım. Bu haftalık da hoşça kalın.


25 Ağustos 2013 Pazar

bir pantolon uğruna

Başlık bu hafta sonumu net açıklamıştır bence. Bu hafta sonumun hedefi pantolon dikmek idi. hatta diğer yazılarımdaki ritüeli de gerçekleştirerek bu resmi çektim.







Kurallara uyarak kestim. Ancak bu ömrümde kestiğim ikinci pantolon. İlki bir fiyasko idi. Bu daha düzgün olsun diye bir de teyelledim.




Kumaşım yine parça kumaş olduğu için ancak paçalara yetti.Stres altında iştahı açılanlardanım. Bu yüzden bedenime güvenemedim ve 44 beden kalıbını çıkardım. Ancak bol oldu. Biraz daraltarak diktim. Kemer için ise giymediğim başka bir pantolonumun kemerini çıkardım.

Dikişten sonra gene giydim. Baktım hala bol. Biraz daha küçülttüm. Bu sefer üstü dar, üst bacak bölümü bol. Ben de sıkıldım. Zaten beni bekleyen bir sürü iş var iken ve ben sadece keyif almak için makinenin başına oturmak isterken, dikiş strese soktu beni. Ben de bıraktım. Haftaya 30 ağustosla beraber üç günlük tatilimde pantolonu bitirmeye karar verdim.


 Ama boş oturmadım. Yemek yaptım.

Yemek konusunda iddialı değilimdir. Herkesin bildiği şeyler mutfağımda pişer. Ama bu gün kendimce farklı birşey yaptım. Zeytinyağlı biber dolmasını ( elimde çam fıstığı ve kuş üzümü kalmadığı için) poğaçanın üzerine koymak niyetiyle aldığım ay çekirdeği ve sarı kuru üzümle pişirdim. Lezzeti farklı oldu.

Ailem beğendiği için paylaşayım dedim. Ama ben kuralcıyımdır. Bir daha bunu, yine malzemesiz kalana kadar pişirmem. Bir de poğaça yaptım. Poğaçanın tarifini vermek isterdim ama Cahide jibek hanıma haksızlık olmasın diye sadece linkini vereceğim.http://cahidejibek.com/tag/pastane-pogacasi/    Bu poğaçayı patatesli yaptım. Bir de farklı olsun diye üzerine ayçekirdeği içi koydum da hoş olmadı ama. Yine de maksat farklı tatlar olsun.



















Ama fırında fazla tutmuşum.




















Bu fazla kızarmalar da fırınımın da payı büyük.Ama lezzeti güzeldi. Bu tarif için Cahide hanıma teşekkür ederim. 


Bir de yeni kumaşlar aldım. Tanesi iki buçuk liradan on liraya. Yıkadım ama ütü gerektirmedi. Kumaşların cinsini bilmiyorum. Fakat tiril tiril, su gibi akıyor. Böyle kumaşları çok seviyorum. Çok büyük değiller, ancak kısa kollu bluz ya da yarım iş bir pantolon çıkar hadi onları da göstereyim.




















Birisi de merserize kısa kollu yakasız bir üst dikmeye çalışacağım ama şimdi değil. Pantolonu halletmem ve trikonun nasıl dikildiğini öğrenmem lazım önce. Bu haftalık bu kadar. Sonra yeniden görüşmek üzere.

18 Ağustos 2013 Pazar

yeni yeleğim

Temizlik sırasında elime havlı olan bu kumaş geçti. Çift enden, bir metre bile değil. Ne zaman aldığımı hatırlayamadım. Hatta bu kumaşı ne için aldığımı bile unutmuşum. Aslında böyle kumaşları giyside sevmiyorum. Hele eskiden iyice uzak durduğum halde bu kumaşı aldıysam yastık falan mı dikecektim acaba? Bayramdan beri ne yapayım diye düşündüm durdum. En sonunda şubat 2013 burda sındaki bu ceketi yelek olarak dikmeye karar verdim.




Ben ki patronlarda değişiklik yapamazken, niye böyle düşündüm bilmiyorum. Yakası fazla açık omuzlar geniş kol evi de ayrı bir derin oldu. Ama aynı kalıptan kusurlarımı düzelterek bir yelek daha dikeceğim. Neyse kol evi ve dış çevresini biye ile temizlemeye karar verdim. İçine astar dikmedim. Atmayan bir kumaş, dikimi de rahat oldu.



Biye kullanacağım için yaka ve kol oyuntusunu paysız kestim. Hazır biyeyi de ilk defa kullandım. Gerçekten büyük rahatlık. Vakti zamanında kızım daha küçücük bir prenses iken, ona biyelerle süslü bir elbise dikmiştim de yarım günden fazla biye hazırlamakla uğraşmıştım. Hazır biye kullanmak çok hoşuma gitti. 



Ceketin ön ve arka kalıbını çıkarırken farklı bir stil oluşturmuşlar. Yan dikiş yok. Kup yerlerinden parçalar dikiliyor. Ama başladım bir kere. Yine de düşündüğüm kadar oyalamadı. Bütün dikişlerini kapattım. Kumaş atmadığı halde temiz dursun diye içine sürfile de yaptım. Sonra da biye ile kontörledim. Böyle bir tabir olmayabilir. Şu an ben kullandım.:))


Sadece yakası istediğim gibi olmadı ama etek ucunun volanlı oluşu, önünün yuvarlak kesimi çok güzel. Hazır biye kullanmak da çok pratik. Kusurları benim acemiliğimden oldu. Fakat ütü ile daha düzgün göründü. Şu an için düğme mi, yoksa çıt çıt mı kullanmalıyım, kara veremedim. Laceen de öbi kemer görmüştüm. Belki bir tane de ben dener, obi kemer ile kullanırım. 

Yine de fena olmadı gibi. Biraz dikişimi düzeltirsen iyi olur. Acaba bunu triko kumaştan dikebilir miyim ki?

11 Ağustos 2013 Pazar

Annemin Eteği

Bayramdan önce annem bu cıvıl cıvıl kumaşı getirdi. Bir arkadaşı hac hediyesi getirmiş. Uzun etek dikelim deyince ne yalan söyleyeyim "Bana verse" diye bile içimden geçti. Öyle güzel kumaş. Neyse ben patronsuz kesemem. Annemi kırmadan bunu söyledim. Annem usta olmasa da eski stil dikiş bilir. Kumaşı öyle katladı, böyle katladı,bir yerlerden de makası vurdu hoop altı parçayı elime verip dik dedi. O anı görüntüleyip buraya koymak isterdim. Ama annemin yanında "Dur anne makas elindeyken resmini çekeyim" diyemedim. Bana da dikmek düştü. Ama ancak bayramdan sonra ( kısacası bu sabah) bitirebildim. Akşamleyin ütüsünü de yapıp götüreceğim. İşte resmi;



Tedaviler annemi iyice şişmanlattı. Neyse gidişatımız iyi. İnşallah kurtardı gözüyle bakıyorum. 
Kumaştan küçük bir parça da artmıştı. Onu da yeğenime jile yaparım diyordum ama bulamıyorum. Temizlik sırasında oruç kafa kırpık kumaş zannedip attım mı acaba


6 Ağustos 2013 Salı

kızımın kot gömleği

İlk diktiğim kapşonlu gömleği çok sevmiştim. Hatalarım çok fazla olsa da, kullanılması pratik bir giysi oldu. Ben de ( sözde bayram temizliği yapacağım için dikiş dikmeyecektim) iki hafta sonu temizlik aralarına sıkıştırarak, aynı kalıptan kot kumaşı ile bir gömlek daha diktim. 

Dikiş kutum ile kumaşı yanyana koyup resmini çektikten sonra kesebilmem için iki gün geçti. Sonra bir akşam makası vurdum. :))
Kızım kapşonu farklı kumaş olsun deyince, ben de küçük depomu karıştırdım ve yine kızım için diktiğim bir elbiseden kalan ( ki o zamanlar 5-6 yaşından büyük değildi) kumaşı kapşona kullanmaya karar verdim.


Dikişlerini tıpkı kotlarda olduğu gibi katlamalı temiz dikiş ile yaptım. Bu tabiri de dikiş teknikleri kitabından öğrendim. Keserken makas yönünü şaşırdı, payı fazla kesmişim. Neyse ki bu hatam gömleğin akibetini fazla etkilemedi. Payların birini daha kısa kesip, uzununu üzerine getirirken de zorlandım. Zaten bu dikişi fazla sevmezdim. Eski makinem kalın kumaşları dikemezdi onun için fazla çalıştığım bir husus hiç olmadı. Ama şimdiki makinem var ya yağ gibi kaydı kumaşın üstünde.


teyel almadan iğneleyip diktim. O kadar resim çekmişim. Eklemesem olmaz dii mi ama:))

Sonra da kapşonu diktim.


İşte gömlekte işçiliğimi beğendiğim en güzel bölüm kapşonun çevresini biye ile, hem de elimle yaptığım kot biye ile temizledim. Üstelik kapşonu gövdeye birleştirdiğim kısımı da kendimce farklı bir teknikle düzenledim. Kapşonun hem çevresi, hem de dikişleri kot biye  ile çevrildi 

Hakikaten bu bölümünü çok beğendim hele de makine sorunsuz dikti yaa o an gerçekten mutluydum Neyse.

Şimdi de memnun olmadığım bölümü. Cepleri farklı olsun, aşağıdaki cep fonksiyonel olsun istedim ama, bitip de gömleğin karşısına geçince beğenmedim. Gerçi kızım çok güzel olmuş çok işime yarar gibi şeyler söylese de, bana kıyamadığından dedi biliyorum. Ama sökmek için vakti olmadığından bu şekilde bitirdim 

Düğme yerine çıtçıt bastırdım hazır gömleklere benzesin diye. Güzel durdu bence.
Bayramda giyecekmiş yavrum. 
Neyse
Herkese iyi bayramlar sonrasında görüşmek üzere.